Annen 30 yaşına girdi minik kuşum..Sen yine büyük bir sevinçle mumları üfledin,bana bırakmadın.Senle bazen bir bebek bazen 100 yaşında biri olarak buluyorum kendimi.İnsanın bir çocuğu olunca kendi doğumgünü çok anlamsızlaşiyor sanki.Senin doğumgünlerinde duyduğum heyecanın zerresi yoktu.Ama baban bana alabileceğim en güzel hediyeyi verdi..Belki beni bukadar mutlu edecek başka bir şey bulamazdı.
Sen artık minik bir adam gibisin minik kuşum.Daha dün bir bebekken şimdi sabah akşam bır bır bır konuşan,konuşurken de bizi hayretlere düşüren minik bir bireysin artık.Gitmek istediğin yerler,giymek istediğin kıyafetler,genellikle sevdiğin bazen de sevmediğin insanlar,market sepetine attığın çikolata,oyuncakların var artık senin.Dün akşam söylediğin anlamsız bir kelime için o da nerden çıktı sorumuza "beratberkin hayal dünyası" diyerek yine bizi şoka uğrattın.
Nihayet ilk defa biz olmadan spor salonunun oyun alanında kendi kendine oynadın.Artık biz spor yaparken sen de aşağıda oyun oynayabileceksin.Biz de ödül olarak seni havuza soktuk.Bayıldın tabi havuzda çığlıklar ata ata yüzdün yine.
Yine misafirlerimiz geldi,arkadaşın Bilal ile minik tartışmalar yaşayarak oynadınız.
İkeadaki oyuncak alanında en ilgi gösterdiğin şey abaküs oldu.Sokakta arkadaşlarınla oynadın.Yine gezmeli tozmalı arkadaşlı bir hafta geçirdin.
Hastalığın uzun sürdü ama sana şırıngayla binbir çileyle verdiğim,hatta sonunda sen beğenmediğin için benimse sinirden çoğu kez ağlayarak yediğin ballı zencefiller,kuşburnu pekmezleri,adaçayları işe yaradı.Bir hastalığı da ilaçsız,antibiyotiksiz-şükür-atlattın.
Bir de yeni robotun var.Evet onu aslında biraz kendimiz için aldık itiraf ediyorum.Hareket etmediği zaman robotunu çok sevsen de yürümeye başladığında git git gelmee diye bağırıp kaçıyorsun.Ama bence biraz daha büyüdüğünde en favori oyuncaklarından biri olacak.
21 Şubat 2013 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder