Uzun zamandır bazı özel tiıyatro oyunlarını izlesek de Şehir Tiyatrolarının oyunlarına gitmemiştik.Geçen hafta Kağıthane Sadabad Sahnesi'nde İstanbul Hatırası'nı izledik.İyiki de izlemişiz,Şehir Tiyatroları sahnesi,oyunu,dekoru,havası oldum olası bana iyi geliyor.Oyunu da çok beğendim.İlk defa bir tiyatro oyununda gerçekten gözlerim doldu,kendimi tuttum ağlamamak için.Sadece sarı gelin türküsünü dinlemek için bile gitmeye değerdi.Bir de tabii Toron Karacaoğlu için.Hem gülmek,hem hüzünlenmek için gidilecek bir oyun.Ama koca salonda sadece ön sıralar doluydu,Kadıköy,Harbiye,Fatih gibi sahnelerde zor yer bulunurken buranın böyle boş bırakılması yazık.
Cumartesi günü de Mustafa Ceceli konserindeydik.Sahne performansı çok iyiydi,çaldı ,söyledi,dans etti.Sesi konserin başından sonuna kadar gücünü kaybetmedi.Efendiliği de konserde bile belli.Tabi en güzeli duygusal şarkılarıydı bence.
Bir de eş dostla yapılan kahvaltılar,çay saatleri,havayı güzel gören minik kuşun park maceraları var.Türkiye'den Roma'ya gidersin ve orada Türk arkadaşlar edinip dönersin.Sonra o arkadaşlarla kahvaltılarda buluşursun.Bizim cumartesi kahvaltımız bu buluşmaydı işte.
Ertesi gün de evimize gelecek bebek için heyecan yaşayan bir minik kuş vardı.Ben bebeğe canım bebek,bitayem bebek diycem dedin.Gelince bütün oyuncaklarını onun kucağına doldurmaya çalıştın.Ayağını gıdıkladın,uyurken gidip gidip baktın.Onu kucağımda tutarken hiç kıskançlık yapmadın.Çok tatlıydın ve misafir severliğin doruğundaydın yine.
24 Şubat 2013 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder